Poseidon’un elitleri, insanlığı koruma mücadelesinin hiç beklenmedik düşmanlar ve müttefikler doğuracağını artık öğrendiler. Ve Atlantis savaşçılarının en güçlülerinden biri çok yakında, güzel bir kadında ikisini birden bulacak.

Bir savaşçının görevi, bir kadının tutkusu…

Poseidon Savaşçıları’nın en güçlülerinden Christophe’un, gündüzleri çocuk masalları yazıp çizen hanım hanımcık bir İskoç kızı, geceleriyse tanınmış hırsız Kızıl Ninja olan Fiona Campbell ile ne gibi bir ortak noktası olabilir? Cevap: Siren. Fiona’nın yeni soygunu için hedef aldığı efsanevi bir Saray Mücevheri. Fakat milyonlar ettiği söylenen bu değerli taş Christophe için paha biçilmezdir. Çünkü Siren, Poseidon’un Trident’inin kayıp taşlarından biridir.

Her ikisini de mahvedebilecek dogaüstü bir kötülük…

Bu değerli taşı ele geçirmek ölümcül ve tehlikeli bir savaşa girmek demektir. Christophe ve Fiona bu mücadeleye birlikte atılırlar. Ve yeni tattıkları tutkular yaptıklarını –ve verdikleri kararları– etkilerken Siren’in peşinde olanın yalnızca kendileri olmadığının farkına varırlar. İntikam, ihanet ve geçmişle alakalı büyük bir sırla beraber onları tehdit eden karanlık bir güçle karşı karşıyadırlar.

“Alyssa Day’in, bu heyecan verici ve eğlenceli romanı bugüne kadar yazdıkları içinde en iyilerinden biri.”

-Romantic Times-

“Serinin altıncı kitabı bizleri gizemli bir dünyaya çağırıyor. Savaşın ve aşkın büyülerle ve kanla dolu evreninde birlikte yolculuk edeceğiz.”

-Kirkus Review-