Bazı olayların insanların hayatını mahvetme ve ulusların kaderini değiştirme gücü vardır. Ama insanlar bunları fark etmeden olup biterler ve hiç iz bırakmazlar. Çünkü bu olaylar birkaç ölümlünün hatırlarında ve ruhlarında kilitli tutulur.

Henüz 19. yüzyılın mihenk taşı yazarları arasında sayılmazken Charlottë Bronte, Currer Bell mahlasıyla yayımladığı romanları olan, sapa bir İngiliz kasabasındaki bir papazın kızıdır. Ancak şahsına yapılan intihal suçlamalarını düzeltmek üzere çıktığı Londra yolculuğunda kendisini Viktoryen İngiltere’nin çıkmazlarında bulan Charlottë Bronte, hem tüyler ürpertici maceralara atılacak hem de arzuladığı tutkulu romantizmin düşlerine dalacaktır.