“Gidiyor,” dedi bir ses. Genç adam yoruldu. Aklına, Bak, hâlâ buradasın, sözleri sızıverdi ansızın. Bak, hâlâ buradasın, yağmur yağıyor ve yanıyorsun, kelimelerin yanıyor. Tıpkı bir intihar gibiydi bu.

 

Acının gözleri alay etti, adam ise sadece seyretti kirpiklerine karışıp.

Yağmurlar yalan söylüyordu.

 

Sevdanın bel kemiğini kıran bir hasret,

Sükûnetin el değmemiş içi boş kabukları,

Birileri yanan, birileriyse karanlığı düğümleyen tarafı.