On yedi yaşımdan beri konuşamıyorum. Bazıları, bu özelliğimden dolayı sır tutabildiğime inandı. Bütün hikayeleri ve itirafları işitip hiçbir şeyi tekrarlamayacağımı sandılar. Belki de konuşamayınca dinleyemediğimi, hatırlayamadığımı, hatta kendi kendime düşünemediğimi bile; yani kısaca görünmez olduğuma inandılar. Sonsuza kadar sessiz kalacağımı düşündüler. Korkarım ki yanıldılar.

Felaketler zinciri, sahibi oldukları ve çalıştıkları Mucizeler Sahnesi’nin yanmasıyla başlamıştır. İkiz kardeşler olan Odile ve Belle, annelerini bu yangında kaybetmiş, birkaç ay sonra da Belle, Coney Adası’ndan ayrılıp Manhattan’a gitmiştir. Ardından, aylar sonra gelen tek bir mektup… Odile endişeyle kız kardeşinin peşine düşer. Elinde bir mektubun haricinde hiçbir şey yoktur.

Bu arayış aynı zamanda kardeşlerin kendi geçmişlerine, hayatlarına doğru uzanan

bir yolculuktur. Onları bugüne getiren olaylar zinciri, aslında yangından çok önce başlamıştır.

Kitabı bir solukta okuyacaksınız. Ve bitirdiğinizde, artık içinizde Odile’den, Belle’den ve kitapta yer alan diğer herkesten birer parçanın yaşamaya başladığını hissedeceksiniz.

Hayatınız ve hayata bakış açınız değişecek.

Kendinizle barışacaksınız.