“Nefret ettiğinde hiçbir kötülük zahmetli olmaz.”

Kudüs Emniyet’inden Dedektif Arieh-Ben Roi, bir katedralde vahşice öldürülen ünlü İsrailli gazeteci Rivka Kleinberg’in cinayet araştırmasına atanır. Kleinberg’in korkusuzca ifşa ettiği son derece güçlü düşmanları arasında uluslararası şirketler, İsrail hükümeti ve Rus Mafyası da vardır. İpuçlarını takip eden Ben-Roi, gazeteci kadının ölmeden önce hangi haber üzerine çalıştığını bulmaya çalışırken bir Mısır bağlantısı kurunca Luksor Emniyeti’nden eski dostu Yusuf Khalifa’yı arayıp araştırmada kendisine yardım edip edemeyeceğini sorar.Arkadaşının ricasını kabul eden Müfettiş Khalifa, söz konusu cinayetten önce işlenen başka bir gizemli cinayetle karşılaşır. 1930’lu yıllarda gizemli şekilde ölen İngiliz maden mühendisinin, Herodot’un bahsettiği devasa labirenti bulduğu söylenmektedir ve bu labirent aynı zamanda son derece zengin bir altın madenidir.

Peki antik dönemden kalma bir altın madeniyle Kleinberg cinayeti arasında ne tür bir bağ olabilir ki?

“İsrail, Mısır, Vancouver ve Romanya arasında mekik dokuyan son derece karmaşık bir ilişkiler ağı ve gizemli bir cinayet…”

-Crime Time-

“Osiris Labirenti, ustalığı dünyaca kabul edilmiş polisiye yazarı Paul Sussman’ın zekice kurguladığı, okuyanı her sayfasında soluk soluğa bırakan bir roman.”

-Publishers Weekly-

“En az Perslerin Kayıp Ordusu kadar serinin 2. kitabı Osiris Labirenti de sayfalarını ürkerek ama büyük bir merakla çevireceğiniz, kalp atışlarınızı hızlandıracak türden bir hikâyenin ekseninde gelişiyor.”

-Goodreads-