“Adım Raphael Ignatius Phoenix. Yüz yaşındayım.

Daha doğrusu yüzüncü yaşımı on gün sonra, yeni yılın ilk saatlerinde hayatıma son vererek kutlayacağım.”

 

Raphael Ignatius Phoenix yeterince yaşamıştı. 20. yüzyılın başında doğmuştu ve yüz yaşına gireceği gece intihar etmeye kararlıydı. Ancak bunu yapmadan önce bütün ilişkilerini gözden geçirip asırlık tarihçesini kayda geçirmek istiyordu. Kâğıt kalemin aşina yöntemi yerine, hayatını son ikametgâhı olan terk edilmiş kalenin duvarlarına yazacaktı. Hayat arkadaşı da olacak çocukluk arkadaşı Emily’yle kaderini belirleyecek ilk tanışmalarından başlayarak Raphael başından geçen sayısız olayı, hayatına giren insanları ve tabii ki işlediği on cinayeti kalenin duvarlarına itiraf etmeye koyuldu.

 

İntihar edeceği gün gelip çattığında ise…

 

Bu kitapta, 20. yüzyılın şartlarında son derece isyankâr, genellikle öfkeli ve dengesiz sayılabilecek ama zamanının ötesinde yaşayan yüz yaşında bir adamın tuhaflıklarla dolu hayat hikâyesini kendi yorumuyla okuyacaksınız.