Romanın ana karakteri alkollü araç kullanma ve uyuşturucudan kaynaklanan bir trafik kazasında korkunç bir şekilde yanan ve sorunlu bir çocukluk geçirmiş ateist, eski porno film yıldızı bir kişidir. Hikâye onu yanık ünitesinde ziyaret eden şizofren veya manik depresif olduğu sanılan bir heykeltıraş olan Marianne Engel’in yüzlerce yıl önce onunla tanışması ve bunun çevresinde meydana gelen olaylar üzerine kurulmuştur. Bu tanışıklığı hikâyenin ileri kısımlarında evlilik ve aşk şeklinde belirtmekte ve ana karakterin hatırlamadığı eski anıları anlatmasıyla sürmektedir. Bu hikâyeler ana karakterimizin kişisel duyguları ve hayat felsefi üzerine olumlu etkiler bırakarak kendisi pozitif şekilde kontrol etmesini sağlamaktadır.

 

Romantizmi, hayal ile gerçeği ustaca bir araya getiren egzotik bir macera.
Marie Claire

Sizi okumaya mecbur bırakıyor… Sayfalar sanki kendi kendilerini çeviriyorlar.
Metro

Çılgınca bir hayal gücü… Çok satan kitaplar arasında uluslararası yerini hak ediyor.
Observer

Mükemmel bir macera.
Guardian

Sıra dışı… Zebani çok etkileyici bir roman… Egzotik bir macera.
Daily Telegraph

Davidson öylesine geniş ve sihirli bir dünya örüyor ki, gerçek hayata dönmek insanın kalbini parçalıyor. Titizlikle yapılmış araştırmaların ve oldukça duygusal bir bakış açısının ürünü olan bu büyük eser, yazar için çok önemli bir çıkış romanı ve ilk romanı olarak kalmayacağı kesin.
Suzanne Black, The List

Zebani’nin baş kahramanı çok etkileyici bir karakter: Hem çok ciddi hem tam bir kaçık, hem ağırbaşlı hem de coşkulu. İnsanı düşündüren ve egzotik bir maceranın içine sürükleyen bir roman. Her şeyden öte, yetenekli ve hayal gücü yüksek, yeni bir yazarın eseri.
Simon Baker, The Daily Telegraph

Romanın dili şampanya köpüğü gibi fışkırıyor.
Stuart Evers, Word magazine

Andrew Davidson’ın Zebani’si ayaklarımı yerden kesti. İnsanı hipnotize eden, dehşete düşüren, şaşırtıcı bir roman ve bütün bunlara rağmen aynı zamanda da insanın ruhunu arındıran bir roman.
Sara Gruen,

Zebani her yönüyle hayretler uyandıran bir cümbüş, bir isyan. Romanın Andrew Davidson’ın ilk eseri olduğuna inanmak güç: Şelalenin içinden üslubundaki canlılıkla akıp gidiyor, yıllanmış ustalara özgü cesaretinden söz etmiyorum bile. Kitap, okurun ayaklarını yerden kesiyor, salt keyif ve tatminden çığlıklar atana dek onu havada savuruyor. Ne muhteşem, ne güzel bir ikram.
Peter Straub.

Romantizmi, mitolojik göndermeleri ve gerçekleri ustaca bir araya getiren Davidson’ın bu ilk romanı, hünerli bir performans sergiliyor.
Marie Claire